ASANSÖR LER VE ÇEŞİTLERİ HAKKINDA GENEL BİLGİLER

Asansör yüzyılımızda yüksek bina yapımına doğan ihtiyaç, düşey taşımacılığında gelişimini beraberinde getirmiştir. Düşey taşımacılık ilk olarak 18. Yüzyılın başlarında gelişmeye başlamış, 18. yüzyılın ortalarında bugün hala prensip olarak kullanılan mekanik sistemini oluşturmuş, elektronik alanındaki gelişmelerle daha konforlu ve güvenilir hale gelmiştir.

Günümüzde sadece yüksek binalarda kullanma zorunluluğundan ziyade artık günlük ihtiyaçlar arasında yer alan asansörlerin icadı milattan öncesine dayanmaktadır. Milattan önce 200’lü yıllarda yaşayan Archimedes (Arşimet) tarafından ilk olarak insan gücüyle çalışan basit bir kaldıraç yapıldığı ve bunun Roma Saraylarında kullanıldığı tarih kitaplarında yer almaktadır.

1853 yılında, Amerikalı mucit Elisha Otis sadece iki kat arasında çalışan basit bir yük asansörü yapmış ve düşmeyi önleyecek güvenlik elemanlarını sergilemek amacıyla halatları devre dışı bırakarak bir gösteri yapmıştır. 1889 yılında da elektrik motoru ile direkt bağlı asansörleri, değerli ve yüksek binalarda kullanılmaya başlandı. 1903 yılında da bu tasarım dişlisiz elektrik motorları olarak geliştirildi.

20. yüzyılda, asansör teknolojisi gelişimini büyük bir hızla devam ettirdi. Klasik tek hızlı motorlar yerini çok hızlı motorlara bıraktı. Butonlu kontrol ve kompleks sinyal sistemleri de tüm bu gelişmeler arasındadır.

Asansör Çeşitleri

Paternoster Asansörler:

Birbirine sırayla bağlı kabinlerin sürekli hareket halinde olduğu bir tarafın iniş diğer tarafın çıkma için kullanıldığı, kabin durmadan binilip inilerek kullanılan asansör tesisleridir. Hızları 0,30 m/s den fazla olmayıp yapım maliyeti yüksek asansörlerdir. Taşıma kapasiteleri yüksektir.

Eğimli Asansörler:

Diklik açısı 15 dereceden fazla olan asansörlerdir. Yolcuların etkilenmesinden dolayı düşük hızlarda çalıştırılırlar. Otomatik İnsan Taşıma (APM) olarak tanınırlar. Normalde kullanılan düşey asansörlerden daha fazla alan ve teknik donanıma ihtiyaç gösterirler. Teknolojideki gelişmeyle ivmelenmenin ayarlanması daha yüksek hızlarda ve mesafelerde kullanılabilmelerine olanak sağlamıştır.

Hidrolik Asansörler:

Tahrik gücü olarak hidrolik sistemlerin kullanıldığı asansörlerdir. Direkt olarak hidrolik tahrikli olabileceği gibi, endirekt olarak hidrolik gücün kullanıldığı palangalı sistemlerle de tahrik edilen çeşitleri kullanılmaktadır. Bu konudaki gelişmeler hidrolik asansörlerdeki maliyetleri düşürmüş ve gerek yolcu, gerekse yük taşımacılığında daha geniş bir alanda kullanılmaya başlanmıştır. Yatırım maliyeti yüksek olmasına karşın bakım maliyetlerinin düşük olması ve daha az arıza yapması, makina dairesi gereksinimlerinin daha esnek olarak ayarlanabilmesi birçok tesiste tercih edilmesine sebep olmaktadır.

Mekanik Tahrikli Halatlı Asansörler:

Genel olarak tamburlu ve tahrik kasnaklı asansörler olarak iki grup halinde incelenir. Kısa mesafeli ve düşük güçlü tesislerde tamburlu asansörler kullanılabilir. Ancak insan asansörlerinde tambur üzerine bir adet halat sargısı kullanılabilmesi ve asansörlerde en az iki adet halat kullanma zorunluluğu kullanım alanlarını daraltmıştır.

Leave a Reply